Everybody’s a filmmaker today…

Everybody’s a filmmaker today.
– John Milius

Günümüzde herkes film çeker oldu… “Herkes” sözcüğünü nasıl yorumluyorsanız bu alıntıyı da öyle yorumlayacaksınız. Eğer olumlu bir genelleme ise güzel bir gelişme. Yok eğer “onu herkes giyiyor zaten” anlamında ve seçkinci bir tavır ise bundan pek memnun değiliz demektir.

Hangi anlamında olursa olsun, film yapım sürecinin kitlelere yayılmasını alkışlamak gerek. Alkışlarken de bunu olanaklı kılan teknolojik gelişmeleri takdir etmek ve bunların getirdikleri ile götürdükleri arasındaki farkı bilerek hareket etmek gerek.

Film yapımını kitlelere yakınlaştıran ya da deyim yerindeyse amatör film yapımcılığına yol açan gelişmeler her ne kadar 16mm ve daha sonra da 8mm film kameralarının 1970lerde yaygınlaşması gibi gözükse de, işi gerçekten “amatörleştiren” şey -ilginçtir- video oldu. Sony ve Handicam ile başlayan amatör film akımı daha sonra daha kaliteli ve film için bazı ek özellikler taşıyan video kameraların çıkışı ile daha belirgin bir alt-kültür haline gelmeye başladı. Ancak amatörlerin zamanla gelişen “film gözü,” video altyapısının bu iş için yeterli olmadığı gibi tam aksine filme özgü bazı görsel özellikleri ortadan kaldırdığını ve “video görüntüsü” ile yapılanların asla ve asla sinema denen sanatla uyumlu olmadığını gösterdi.

how-to-make-video-like-film_x

Video, gerçekliği göstermek için tasarlanmıştı. Bu nedenle hedefi televizyon oldu hep. Oysa sinema doğası gereği insanı gerçeklikten uzağa götüren bazı teknik ve görsel özelliklere sahip. Hatta, sinema gerçekçi davranırken bile bu gerçekdışılığı kullanmak zorunda. İnsan sinemayı belli bir imge ve bu imgeyi oluşturan bazı özellikler ile algılıyor. Bunların biraraya gelişi ise sinematik görüntü (SG, ing. filmlook) dediğimiz durumu ortaya çıkarıyor.

Amatör ve bağımsız yapımcı işte bu noktada elindeki video altyapısını SG’ye yaklaştırmak için çeşitli denemelere başladı. İlk adım, alan derinliğini (ki son derece abartılı ve hatta yanlış bir biçimde SG’nin temel özelliği gibi algılandı ve hala algılanmakta) videoda gerçekleştirecek bazı adaptörler ortaya çıktı. 35mm DOF adaptör ya da sadece 35mm adaptör adıyla yaygınlaşan ve hem insanların kendi elleriyle hem de profesyonel üreticilerce üretilen bu araçlar kaliteleri göz dolduran yeni kuşak yüksek çözünürlüklü (HD) kameralar ile kullanılınca ortaya ilk defa sinematik görüntüye yakın özellikte sonuçlar çıkmaya başladı.

MAKE_1232                                                                           Steadycloseup

Fakat, bu adaptörler hem hantaldı, hem de kullanımları zordu. Kamerayı tepetaklak takmak, çekim anında izleme zorluğu, buzlu camı titretmek gerekliliği vb derken ortaya çıkan ve olaya beklenmedik bir noktadan giriş yapan DSLR fotoğraf makinaları önce küçük sonra da büyük bir devrim yaratarak amatör filmcinin uzun süredir hayalini kurduğu şeyin ortaya çıkmasını sağladı. Hem de beklenmedik bir biçimde ve son derece de kaliteli olarak.

img_0923

Bu blog’u temelde DSLR veya diğer bazı video tabanlı kameraları kullanarak gelişmekte olan amatör film yapımcılığı üzerindeki görüş, inceleme ve çalışmaları paylaşmak, bir akıl defteri oluşturmak ve birarada tutmak için kullanacağım.

Herkes film yapıyor ve evet belki de yapmalı. Yine John Milius ile bitirelim şimdilik:

Pain is temporary, film is forever…

Acı geçer, film ise ebediyyen kalır.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s