Beyaz Ayarı ve Renk Tutarlılığı

Merhaba,

Bu ve takibeden birkaç yazıda DSLR video çekimi sürecinde beyaz ayarı (white balance) denen şeyin ne olduğu ve nasıl yapılması gerektiğini ele alacağız. Daha önce ML açıklamalarında ML ve beyaz ayarı konusunda bu yönde kısa bir bilgi vermiştik ve gerektiğinde oraya da bakabilirsiniz. Ek olarak, beyaz ayarı ile birlikte yapılabilecek diğer renk ayarları konusuna da değineceğiz. Bu mesaj sadece genel kuram ve gerekli malzeme üzerine bir giriş olacak.

Normalde insan gözünün beyaz ayarı denen şeye gereksinimi yoktur. İnsan gözünün ürettiği sinyaller beyinde işlendiği için, beyin bu konuda devreye girerek önceden tanımlı bazı bilgileri kullanır ve herşeyi “kendi açısından olması gerektiği gibi” görmemizi sağlar. Bu nedenle, beyaz bir A4 kağıdı bize hemen her ortamda beyaz gözükür, çünkü beynimizde o nesnenin beyaz olması gerektiği bir ön-bilgi olarak bulunmaktadır. Beynimiz o kağıdın rengini devamlı beyaz ya da beyaza yakın bir tonda tutar ve renk düzeltmesi gerekmez. Fakat, sayısal teknoloji üzerine kurulu kameralar ve algılayıcılarında böyle bir bilgi bulunmadığı için bu bilginin insan tarafından sağlanması gerekmektedir. Bu yüzden de en amatöründen en profesyoneline dek hemen her kamerada bir beyaz ayarı seçeneği mevcuttur. Gerçi çoğu kullanıcı bunu otomatikte bırakıp kullanır ama film çekimi vb profesyonel ya da diğer ciddi uygulamalarda bu konunun kontrollü olarak ele alınması gereklidir. Bu nedenle otomatik ayarları kullanmak yerine kontrollü beyaz ayarı yapmak bir projenin renk ve hatta ışıklandırma tutarlılığı açısından çok önemlidir.

Bu noktada bazen “bu ayar çekim sonrası aşamada da, yani post-prodüksiyonda da yapılabilir, çünkü pozlama ve ışıklandırmanın aksine renk bilgisi değiştirilebilir bir bilgidir ve çekimde çok büyütmek gerekli değildir” diye itiraz edilebilir. Oysa, renk bilgisi, özellikle de  DSLR video verisi söz konusu olduğunda, yine sınırlı bir aralık içinde kalmakta. Örneğin sodyum buharı ile çalışan ampuller ile aydınlatılması yapılmış bir sette ortam çok dar bir renk aralığı içinde kalır ve sonradan yapılacak düzeltme bir dereceye kadar işe yarar. Yani değişiklik yapılabilecek aralık, diğer kamera ve film ortamlarına göre hem daha azdır hem de çekim sürecinde düzenli beyaz ve diğer renklerin ayarlarının yapılması çekim sonrası süreçte ciddi kolaylık ve tutarlılık sağlayacaktır.

Kameralar insan gözü gibi çalışmaz demiştik. İnsan gözü, renk sıcaklığı (color temperature) dediğimiz kavrama biraz uzaktır ya da daha doğrusu renk sıcaklığını oldukça az farkeder ve büyük ölçüde bu farklılık üzerinde psikolojik bazı değişiklikler yaparak algılamasını sürdürür. Eğer biz de kameralar gibi görseydik, beyaz ve diğer renkleri algılayışımız çok büyük fark sergileyecekti. Kameralarda bu ön-bilgi bulunmadığı için o andaki ortam hengi sıcaklıkta aydınlatılıyorsa o renk egemenliğinde bir algılama eğilimleri olur. Örneğin floresan ışık altında insan genelde herşeyi daha beyaz (hatta çoğu kez çiğ beyaz) görürken, o ortamda kullandığı basit bir el kamerasının görüntüleri maviye ya da mavi-yeşile kaymış olacaktır. Çünkü, insanın çiğ beyaz gördüğü floresan ışığının evlerde kullanılan ucuz türlerinin renk sıcaklığı mavi rengine denk gelmekte ve aslında bu lambalar ortama mavi renk sunmaktadırlar. İnsan gözünün psikolojik düzeltme özelliğine sahip olmayan kameralar bunu anlayamayıp herşeyi mavi renge yaklaştırmaktadır. İnsan gözünün bu tona yakın algılaması için ortamda gerçekten mavi ışık veren bir lamba olması gerekmektedir.

Oysa, ışık ve rengin sıcaklık (color temperature) dediğimiz bir özelliği vardır ve bu renk sıcaklığı kavramı bizim günlük hayatta kullandığımız sıcaklık ve ısı kavramlarıyla doğrudan ilişkili değildir. Bu sıcaklık kavramı, elinizi ampule yaklaştırdığınızda hissettiğiniz sıcaklık ile ilgili değildir. Birisi renk sıcaklığı, diğeri ise fiziksel sıcaklıktır ve birbirleriyle karıştırılmamalıdırlar. Bir ışık kaynağının saldığı fotonlar aslında belli bir sıcaklık derecesine denk biçimde ortama yayılırlar. Bir ışık kaynağı, ortama çok sıcaklık verirken renk sıcaklığı açısından çok soğuk bir ışık veriyor olabileceği gibi, kendisi ele soğuk geldiği halde ortama sıcak bir renk veriyor da olabilir. Işık, değişik dalga boylarında yayılır ve bu dalga boylarını genelde Kelvin cinsinden bir değer kullanarak ölçeriz. Kabaca, renklerin 1000K ile 10.000K arasında bir yelpazede yer aldığını ve günlük hayatta karşımıza çıkan ışık kaynaklarının bu değerler arasında çeşitli sıcaklıklarda ışık verdiğini söyleyebiliriz. Bu ışık yelpazesinin en alt ucunu 1000K sayacak olursak, ki bu sıcaklıkta ışık pek görülmez, durumu daha net algılayabiliriz. Öncelikle bu renk sıcaklığı yelpazesini hatırlayalım:

 

1250-1800 K  Kibrit alevi

1850-1930 K Mum ışığı

2000-3000 K Gün doğumu-Gün batımı ışığının yaklaşık değerleri

2400-2900 K Evlerde kullanılan enkandesan (incandescent) lambalar

3200-3500 K Tungsten-Halojen lambalı ışık

3200 – 7500K Floresan ışığı (yumuşak tonlar 3000-4000K iken günışığı (daylight) denenler 6000K’dan başlar ve gerçek 5000-5500K aralığı bulmak zordur.)

5000-5500 K Gün ışığı (öğle vakti doğrudan çıplak güneş)

5500-6500 K Normal gün ışığı (güneşli ve bulutsuz gökyüzü)

5500-6500 K Bulutlu ya da puslu havada güneş ışığı

6000 K Flash ışığı (bazı flashlar 5500K dir)

6000-7500 K Kapalı hava

7000-8000 K Gölgeli/Bulutlu havada ya da dış mekanda gölgelik alanda ışık değeri

8000-10000 K Güneşin olmadığı ve kısmen bulutlu atmosfer ışığı

Yaygın kullanılan ve üzerinde “daylight” yazan floresan lambalar ya da tasarruflu ampuller aslında 6000K ve üzeri değerlerde ışık vermekte, yani maviye kaymaktadırlar. Bu ışıklarla aydınlatılan ortamlarda aslında mavi ışık varmış gibi bir ortam ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle, kameranızla her değişik ortama girdiğinizde ya da günün saati ilerlediğinde ve hatta kameranın bakış açısı değiştiğinde tekrar beyaz ve renk ayarı yapılmalıdır. Bu ayarın düzenli ve doğru yapılması durumunda daha sonra tüm klipler kolayca ayarlanabilecektir. Akılda tutulması gereken değerler 5000-5500K (tam gerçek güneş ışığı dengi beyaz tonu), 2700-3200K (genelde evlerde aydınlatmada kullanılan yumuşak beyaz-sarı ışık tonu veren enkandesan lambalar) ve 6000-6500K (genelde piyasada gün ışığı (daylight) diye satılan maviye kaymış beyaz) değerleridir. Öyleyse, ideal beyaz da 5000-5500K altında tam beyaz görülen şeydir diyebiliriz. Bu noktada yapılabilecek en güzel test, güneşin göründüğü bir günde kameranızı alıp öğle vakti dışarıda beyaz bir kağıdı kullanarak yapacağınız testtir. Bu test ile kameranızın ne derece gerçek beyazdan kaymış değerler ölçtüğünü görebilirsiniz. Kullandığınız kağıdın tam beyaz olmama olasılığı elbette var. Bu nedenle mümkünse beyaz köpük levha bulup üzerine bir adet A4 yapıştırarak bu testi tekrarlayın. Levha veya kağıdı güneş ile 45 derece açı yapacak şekilde tutarak kameranızın görüş alanını tam doldurmasına dikkat edin. Bundan sonra yapacağınız otomatik ayar ile kameranıza o andaki gerçek beyazı “öğretmiş” olacaksınız ve kamera bundan sonraki çekimde o beyazı referans alarak diğer renklerin kaydını yapacaktır. Bu denemede kameranız örneğin 5800K diye bir değer üretebilir. Bu, beyaz kağıdın içeriğinde az da olsa mavi ton varlığı ya da kameranızın algılayıcısının bazı tonlara olan doğal eğilimi anlamına gelebilir. Örneğin, Panasonic kameralarda yeşile, Canonlarda ise mor (magenta) tona bir kayma eğilimi mevcut. Yine de tam beyaz bir kağıdın 5800K vermesi son derece kabul edilebilecek bir durum. Bu değer 4800’ün altında ve 6000’in üzerinde ise o beyaz tam bir beyaz olarak kabul edilemez. ML kullanımı bu konuda kolaylık sağlasa da kendince biraz fazla mor ekliyor gibi geldi bana ama bu da kabul edilebilir sınırlar dahilinde. Son olarak da kemaraların en doğru renkleri 5500K değerinde üretmesi esas alınarak tasarlandığını hatırlatalım.

Çoğu kişi beyaz ayarını yaparken gri kart kullanmak gerektiğini söyleyecektir. Bu, fotoğrafçılık boyutunda son derece doğru bir karar ve %18 gri kart her fotoğrafçının çantasında bulunmalı. Buna karşın burada ayrıntısına giremeyeceğim bazı teknik nedenlerle bunun DSLR video çekiminde tam doğru sonuçlar vermediğini söylemek gerek. Modern DSLRler ve diğer bazı dijital kameralar diğer kameraların aksine %18 değil %12 gri temel alınarak kalibre edilmiş kameralardır. Kamera algılayıcılarının duyarlılığı arttıkça bu gri değeri de daha da düşmekte. Bu nedenle sadece ve sadece düzgün bir beyaz ayarının hemen her durumda işe yarayacağını söylemek gerekli. En ideali ise gri, beyaz ve siyah renklerin bulunduğu ve hatta diğer temel renklerin de bulunduğu bazı kartları kullanmak. Özellikle sığ çekim (flat shooting) kullanılıyorsa renkleri tam oturtmak için bu kartın kullanımı son derece işe yaramakta. Fakat, çoğu RAW fotoğraf çeken fotoğrafçılar düşünülerek hazırlanan bu kartlar her zaman DSLR video kullanıcılarının işine yaramayabiliyor. Bu nedenle beyaz iyidir diyerek noktayı koyalım.

Öyleyse, beyaz ayarı ne zaman yapılmalı? Önemlilik sırasına göre:

1- Her kamera açısı değiştiğinde. Kameranın baktığı yön değişince, aldığı ışığın özellikleri de değişir.

2-Her ışıklandırma değiştiğinde. Ortama yeni bir ışık ya da yansıtıcı girdiğinde ayar tekrarlanmalıdır.

3- Günün saati ilerlediğinde. Güneşin açısı bu noktada en önemli etmendir. Sabah ve akşam saatlerinde eğiklik nedeniyle açı hızla değişir ve bu durumda neredeyse 10 dakika bir ayar gerekebilirken saat 10 ile 14 arasında ayar saatte bir yapılabilir.

4- Kameranın ayarı değiştiğinde. Her pozlama, çekim profili vb değişiminde beyaz ayarı da tekrarlanmalıdır.

5- Her objektif değişiminde. Objektifler de görüntünün renk yorumlamasında değişiklik yapabilecekleri için, her objektif değişiminde de beyaz ayarı güncellemesi tercih edilmelidir.

Beyaz ayarı nasıl yapılmalı?

Bu konuda her kamera farklı davranır ama ben ML yüklü bir Canon kullanıldığını varsayıyorum. Adım adım giderek en idealinden en ucuzuna hatta bedavasına kara olan seçenekleri ele alacağım.

Beyaz ve renk ayarı söz konusu olduğunda en profesyonal ve ideal çözüm Color Checker yazılımı ve kartları. X-Rite firmasının bir yazılım ve kartlar dizisi şeklinde satışa sunduğu Color Checker Passport ürünü ile her türlü renk ayarını tek bir uygulama seti ile yapabiliyorsunuz.

Çekim öncesi bu kartları kameranızın önünde tutarak yapacağınız 4-5 saniyelik bir giriş ve sonrasında uygulama ile yapacağınız bir tıklama ile hem beyaz hem siyah hem de diğer renkler tam olmaları gereken değerlere oturuyor.

Elbette bu profesyonel çözümün bir bedeli de var. Türkiye’de resmi satışı olmayan Odak Kimya tarafından satılan seti (130€ + KDV, eğitim dahil) yurtdışında internet üzerinden edinmek isterseniz setin içeriğine göre en az 100-120 dolar ödemeniz gerek ki normalde bu set 360 dolara kadar çıkıyor (içinde kamerası olan ColorMunki seti ile). Sadece kartlarının bile 150 dolar civarına satıldığını gördüm. Elbette bu seçenek amatöre hiatap eden bir seçenek değil çünkü bu rakam ile alacağınız üründen gerçekten para kazanıyor olmalısınız.

Bu noktada aklınızdan sadece birkaç renk paletine bu kadar para ödemek gerekip gerekmediği gelebilir. Eğer çalışmanız TV yayınına girecek, DVD’ye basılacak (authoring işleminden geçecek), kamuya açık alanlardaki billboardlarda vb gösterilecekse belli bir renk standardına oturması gerekiyor. Yoksa, çekiminiz aynen iade edilir ve düzeltmeniz istenir. Bu gibi durumlarla karşılaşmak istemeyen kişiler tartışmasız doğru sonuç veren bir çalışma sistemi izlemek durumunda. O nedenle aslında bu setin kendisini çabuk amorti eden bir sistem olduğu ve hatta tek alternatifinin set ortamında dalgabiçimi ve/veya vectorscope gösteren monitör olduğunu söylemek sanırım yeter. Bazı kameramanlar bu özelliği olmayan setlerde çalışmayı kabul etmiyorlar.

Aşağıda bu setin meşhur Macbeth paletini veriyorum. Bu kartın fiyatını buradan görebilirsiniz (yaklaşık 150 dolar).

Aklınıza hemen gelebilir: Peki bu renk paletlerini internetten indirsek ve kendimiz üretsek? Bu da biraz esprili bir düşünce çünkü internetten indirdiğiniz paletler hem gerçeğinin birebir dengi değil (kasten renk kaydırmaları var) ve gerçeğini indirip basmaya çalışsanız bile profesyonel bir basımevinde mat kağıda yüksek kaliteli mürekkep kullanarak baskı almadıkça asla orjinalin tonlarını tutturamazsınız. Benzer biçimde bu paleti bir LCD ekran üzerinden (tablet ya da laptop vb ile) izleyerek de renk ayarı yapmanız mümkün değil, çünkü o zaman da ekranın gösterdiği ile gerçek palet aynı olmuyor. Göreceli olarak kendi içinde tutarlı bir sonuç elde edilebilir mi diye merak edip kendim test yaptım. Tablet üzerinde görülen görüntü ile yapılan ayarlar bozuk oldu ve hatta daha tablet ekranına kendim bakınca dahi bazı renklerin doğru olmadığını çok açık görebiliyorum. Hatta siyah kesinlikle siyah değildi ve tabletin parlaklık ayarları ile oynamak da bunu çözmedi. Fakat, bu konuda aynı yönde başka önerilerim olacak ama biraz ileride…

Bu sistemin sorunsuz sonuç verdiğini birinci elden biliyorum ama bu profesyonel çözümü profesyonel tartışmalara bırakarak daha “erişilebilir” çözümlere doğru ilerlemek gerek.

Yine de 20 dolar civarına alınabilecek Pro Digital’in kartları daha doğru sonuç verdiği için onları tercih edebilirsiniz ama bu kartlar sadece beyaz, siyah ve gri olanlar.

İkinci olarak da buna benzer setlerin daha akla yatkın fiyatlı alternatifleri bulunmakta. Gerçi bunların da gerçek renkleri verdiğinden şüpheliydim ama hesaplı oldukları için denemek için 3 ayrı örnekten birer tane aldım. Sonuçta düşündüğüm doğru çıktı. Diğer renkler bir yana, beyaz ve siyah dahi kaymıştı ama yine de bu kayma payını kullanarak görece iyi sonuçlar elde etmek mümkün. Fakat, bu kartların bazıları neredeyse parlak kartona basılmış ki bu da kullanılmalarını olanaksız kılabiliyor. Öğle ortasında tam beyaz kağıda bakarak bir değer okuması yaptım. Şimdi bu kartlardan ne beklediğimizi özetleyeyim: Beyaz tam 255-255-255 olmasa da RGB cinsinden üç değer eşit olmalı. Beyaz ayarı demek, bu değerleri eşitlemek demek ama bu değerleri eşitleyince bu kez de örneğin aynı kart üzerindeki kırmızı tam kırmızı olmuyor. After Effects üzerinde vectorscope ile uğraşarak renkleri olmaları gereken yere oturtunca da sonucu ben beğenmiyorum. Ayrıca, “bu kadar uğraşacaksam bu kartları kullanmanın gereği nedir?” diye sormak gerekli. Yaptığım testte olabildiğince eşit olması gereken RGB değerleri şöyle çıktı:

Kart 1: 224-213-175 yani mavi aşağıya, kırmızı yukarıya kaymış. Düzeltme ile beyaz eşitlendi, ama kırmızı da pembe oldu, sarıya camgöbeği bulaştı, yeşil de aldı başını gitti.

Kart 2: 229-212-164 Yine aynı sonuç. Kendi içinde tutarsız değerler verdi.

Kart 3: 226-209-166 Bunda da sonuç değişmedi ama kaymaların eşit olduğunu farkettim. Yani bu sabit değeri bulursanız ona göre tersine bir düzeltme mümkün.

Bu sonuçların nedeni, büyük olasılıkla baskı teknolojisinde kullanılan renk üretiminin hem de vasat kalitede video amaçlı uygulanması. Yani göze beyaz gözüken renk kaymış ve düzeltme ile de diğer renkler başka yönlere kayıyor. Yine de bu kartlardan 3.sünün “kaymasını” en tutarlı bulduğum için biraz uğraşarak söz konusu kart ile güzel sonuçlar elde edebildim. Yani neyin ne kadar kaydığını bilirseniz düzeltmek mümkün olabiliyor. Bir diğerinde ise ne yaparsanız yapın olmadı, hatta düz beyaz fotokopi kağıdı daha doğru sonuç verdi. Bu türden 5 ila 15 dolar arasındaki kartlarda sonuçlar çok cazip olmadı ama 20 dolar civarına bulduğum bir kartın İngiltere’den gelmesini beklemekteyim. Bu kart daha umut vaadedici gözüktü gözüme ve bu konudaki arayışımı sürdüreceğim ve daha tutarlı bir kart bulursam paylaşacağım.

Bu kartlı çözümlere ek olarak, daha önce klaketler konusunda ele aldığım bazı uygulamalar da var. Bu uygulamalar klaket özelliğinin yanısıra beyaz ayarı ve renk ayarı için de çeşitli paletler içermekte idi. Fakat, yukarıda belirttiğim gibi, bu renklerin tutarlılığı tamamen kullandığınız tablet vb aracın ekran tutarlılığı ile doğru orantılı. Tabletler karşıtlık konusunda pek de başarılı ekranlara sahip değiller ama Kindle Fire ve Nexus 7’nin bu alanda önde olduğunu ve iPad’ın renk konusunda çuvalladığını görmek mümkün. Diğer tabletler ise biraz tutarsız gibi. Elimdeki iki tableti (Samsung ve Hi-Level marka Çin üretimi bir tablet) bu amaçla denemek istedim ve bir süre boyunca bu alanda yazılmış Android yazılımları ile uğraştım. Bu noktada ele alınabilecek birkaç önemli keşfim oldu fakat bu uygulamalar her tablet üzerinde farklı sonuç verebileceği için her birinin birer öneri olarak görülmemesi gerekli. Yine de bu uygulamaların tabletler üzerinde yüklü kalmasını tercih ettim. Set ortamında daha sağlam bir test gerekecek.

Color Palette – Iromihon

Ücretsiz bir yazılım ve renk paletini tüm değerleri ile vermekle kalmayıp tam ekran renk gösterme ve her ekrana tıklayışta bunu değiştirme özelliğine de sahip. Ekranımda yansıma olduğu için adam gibi kamera önünde test edemedim ama sadece başvuru amaçlı da olsa el altında bulunmalı.

Light Meter Tools

Ücretli ve ücretsiz iki sürümü var ve ücretsiz olanı içinde birden fazla alt-uygulama var ve bunlardan biri de gri kart uygulaması. Siyah, beyaz ve %18 gri kısımları var.

Monitor Test

Ücretsiz bir program ve 10 adet tam ekran renk veriyor ve ekrana her dokunuşta bu ana renkler değişiyor. Klaket ile beraber kullanılabilir; elbette tabletiniz doğru renkleri veriyorsa.

Screen Test

Bu da aslında TV’Nize bağlayarak renk tesi yapmanız için geliştirilmiş ücretsiz bir uygulama ama amatör bir Macbeth kartı görevi yapıyor. İlginçtir, bu uygulamanın tam renkler (solid colors) seçeneğindeki siyah ton diğer tüm uyguılamalardan daha doğru bir değer verdi. Beyaz ise sanki %6-12 griye yakın gibi durduğu için tam bir çözüm değil ama 8 rengi birarada gösterdiği için denemeye değer. Ayrıca renk dışında yanında çok sayıda başka ekran ayarı da mevcut ve kesinlikle el altında bulundurmalı. Ücretsiz.

     

Color Test

Aslında en geniş renk çeşitliliği bu uygulamada ama bu da daha açar açmaz sizi Macbeth taklidi bir kart ile karşılıyor ve siyahının siyah olması için neredeyse bir o kadar daha siyah eklemeli. Bu sorunu daha sonra başka biçimde çözünceye dek güvenemedim buna ama şu anda amatör amaçlı kullanılabilecek güzel bir hale geldi. Bunu bir sonraki maddede açıklayacağım.

     

Screen Adjuster

Şunu söyleyeyim, bu uygulama olmasaydı tabletim kesinlikle renk vb konusunda işe yaramaz konumda kalacaktı. Bu uygulama ile normalde tablette olmayan karşıtlık ve renk baskısı (color cast) ayarlarını elde edebiliyor ve tabletinizi daha doğru kalibre edebiliyorsunuz. Bunun sayesinde daha doğru bir parlaklık ve karşıtlık ayarı elde edebildim ve yukarıda saydığım uygulamaların bazı sorunlarını çözebildim. Böylece Color Test’in 254 değerli beyazı ile 255 değerli beyazı artık ayırdedilebiliyor. Bu uygulama ile biraz uğraşarak çok daha tutarlı bir tablet ekranı elde edebilirsiniz. Kameranızla beraber kullandığınızda da sonuçta güzel bir renk paletiniz olabilir.

     

 

Şimdilik bu kadar.

Reklamlar

Beyaz Ayarı ve Renk Tutarlılığı” için 15 yorum

  1. Hocam ışık metre (kelvin değerini ölçen cihazlar) hakkında ne düşünüyorsun? Renk paletinin fiyatıyla aynı fiyattalar genelde, ve insana bu elektronik bir cihaz basılı kartondan daha cazip geliyor, kullanabilirlik ve dayanıklık açısından (yıpranır mı, kirlenir mi kolayca vs.)

  2. Spotmetre/Pozometre den bahsediyorsak, profesyonel kullanım için alınması gerekli ama bahsettiğiniz fiyattan hiç görmedim. Ucuz olanlar genelde luxmetredir ki ben bulunsun diye 25 dolara bir tane aldım. Bugüne dek sadece yeşilperde ışıklandırmasında perde tutarlılığını sağlamak için kullandım ki sonradan ona da gerek kalmadı. Bu ucuz aletler kelvin ölçmüyorlar, lüx cinsinden ışık miktarını ölçüyorlar ve bunların çekim işine katkısı oldukça dolaylı. Bunun yerine ML ile dalgabiçimi (waveform) ve sahte renk (false color) çok daha yerinde sonuç veriyor. Bunun dışında sadece kelvin ölçen araçları hiç kullanmadım ama çekim için yine beyaz/gri kartona güvenirim ve bugüne dek hiç yanıltmadı. Kameraların kelvin ölçümleri tam doğru değil ama amman amman da yanlış değil. Yani 5500K yerine 5800K okusa da bu payı sonradan düzeltmek mümkün. Teşekkürler.

  3. Cevabınız için teşekkürler. Aslında biraz daha bilgi vermem gerekirdi ne sorduğumla ilgili. Bahsettiğim ışık metreler Sekonic’in -örnek olarak Litemaster pro l478-D b&h photo’da fiyatı 340 dolar civarı. Sekonic markasının daha ucuz modelleri de bulunmakta (color checker ile eşdeğer fiyatta ya da daha düşük). Demek istediğim, basılı renklerden oluşan bir kart mı yoksa elektronik bir cihaz mı bize kısa/uzun vadede doğru ve iyi sonuçlar verebilir? Color checker ile ilgili kötü yorumlar da duydum, bazı ışık koşullarında kötü sonuçlar verebildiği gibi.)

    1. Şimdi Seconic bu alanın 1 numarası sonuçta ve kontrollü profesyonel çekim ortamları için şart ama burada olay biraz farklı. Bunlar pozometre/spotmetre yani pozlama ile ilgili kısmı yapıyorlar. Ben sadece pozlama değil de aynı zamanda renk düzeninde de yardımcı olabilecek şeyler konusunda yazmak istedim. Sekonic’İn kapsamlı modelleri 750 dolar civarından bailıyor ve bunun amatör/bağımsız projeler için biraz ulaşılması zor olduğunu düşünüyorum. Eğer o Sekonic modellerini alabiliyorsanız alın ve ne yaptığınızı biliyorsanız asla pişman olmazsınız. Fakat onu alsanız da yine çoğu kez hem beyaz hem de renk ayarı sorunlarınız için kameranın önünde referans olacak bir şeylere ihtiyacınız olacak. Burada en önemli durumlardan biri de sığ yani flat çekim. Bu durumda çekimden sonra doğru renkleri oturtmak çok zor olabiliyor ve pozometre burada işe yaramaz. Ancak ve ancak elinizde düzgün bir renk referansı varsa işe yarıyor. O nedenle renk skalası yine gerekli diye düşünüyorum. Bence çekim anında kamera önünde bir renk (+pozlama) skalası olursa işler çok daha rahat yürür. Selamlar…

      Ek: Sekonic’in 500R gibi Color modu üzerinde de Kelvin menüsü var ve ölçümü doğru gibi ama ben bunu hiç kullanmadım. Nedeni ise DSLR ile fotoğrafta doğru sonuç vermesine karşın videoda ayarların tutmaması. Yani bu ayarla Kelvini doğru ölçseniz de kamera üzerindeki profil (Technicolor vb) çok farkettiriyor. Her profilin kayması farklı ve sırf o nedenle renk skalası kullanımı bana daha güven veriyor. Sonrasında gerçek kırmızı neymiş vb bilmek mümkün. Zaten Sekonic de kendisi renk skalaları yapıp sattığına ve kendi ürünleriyle bunların kullanılmasını önerdiğine göre onlar da bunun farkında.
      WB ayarı zaten hepsinde var ve viewfinder+spotmetre kullanımı ile de pozlama yapılsa da Kelvin’in ölçülebildiğinden emin değilim. Bu sadece menüden yapılan bir elle giriş gibi görünüyor.

  4. Hocam, 500W bir halojeni, iç-gece (evde) çalıştırdım. Canon600D’de ML ile beyaz ayarı yaptım. Benim halojen ışığımın etiketi üzerinde “2950 K” yazıyordu. Makinamda beyaz ayarını yapar yapmaz Kelvin değeri 2900’e geldi. Ve gözle görülebilir derecede ekranda ortam ışığı sarıdan, gerçek beyaza kaydı. Şimdi, bunu dış mekanda deneme fırsatım hiç olmadı. Ama eğer ki normal bir gün ışığında, (dış mekan) ışığın yetersiz olmasından dolayı, ya da bir aksiyon sahnesi için enstantaneyi artıracağım için, ya da 80 ASA’da kayıt alacağım için vs. ekstra aydınlatma gerekti. Ben bu 2950 K veren 500W’lı halojeni kullanabilir miyim? Yani beyaz dengesi o zaman nasıl olur? Verdiğiniz ve vereceğiniz bilgiler için teşekkürler.

    1. Dış mekanda işler biraz karışır. Eğer gece çekim yapıyorsanız yani temel ışık kaynağı o 2950K olacaksa zaten iç mekanda yaptığınızın aynısı olur. Fakat, aynı anda güneç ışığı (5400-5600K) ve bir yandan da 2950K ile destek vererek çekim yapmak istiyorsanız o zaman işler karışır. Birden fazla Kelvin özellikle bir efekt amaçlı yapılmamışsa dengelemesi zor bir ortam yaratır. Halojen önüne beyaz kağıt koymak ya da beyaz duvar/scrim üzerinden sektirerek ortama vermek bir çözüm olabilir. Yani o 2950K’yı bir şekilde 5000lere yaklaştırmak lazım. Yoksa insan teninde çok turunculaşma olur ve düzeltmesi zor. Eğer yaratıcı bir ara çözüm bulabilirseniz bir aksiyon sahnesinde vb denenebilir.

  5. Hocam ben beyaz ayarı için linkteki (https://www.amazon.com/Lightdow-Balance-Reference-Reflector-version/dp/B00HT9MA1W/ref=sr_1_sc_1?ie=UTF8&qid=1473322521&sr=8-1-spell&keywords=lif+gray+card+white+blance) reflektörü kullanıyorum. Görüldüğü gibi bir tarafı beyaz bir tarafı gri. Yazınızda; fotoğraf için gri kısmının, video için beyaz kısmının kullanılması gerektiğini belirtmişsiniz. Ben evin yeterince ışık alan bir yerinde, saat 11.40 gibi, kartın her iki tarafıyla da beyaz ayarı yaptım (ML ile video modunda). Beyaz kısmı 5500K değer verirken gri kısmı 5300K değerini verdi. Birbirine çok yakın iki değer. Aradaki 200K’lik farkın oluşma sebebi tam olarak nedir ve -iyi ya da kötü- neyi etkiler? Bana her iki değerde yeterince beyaz geliyor ve aradaki farkı algıyamıyorum. Hangi tarafı kullanmam gerektiğini, hangisinin daha doğru sonuç verdiğini nasıl test edebilirim; ayrıca reklektörün kendini(grinin %18 gri, beyazın beyaz olduğunu) nasıl sınayabilirim? Hem video hem fotoğraf çektiğimi de belirtmeliyim. Gri kartı fotoğrafta doğru pozlama için kullananlar da var. Sizce ne zaman, nasıl hareket etmeliyim?
    Bİr de ben, çektiğim her ne ise ona gelen ışık açısıyla aynı olacak şekilde gri kartı konumlandırıyor ve beyaz ayarını gerçekleştiriyorum. Uygulamamda bir sorun var mı?

    1. 200K bu tür hesaplı ürünlerde normal. Demek ki beyazda biraz magenta var. O kadar sorun olmaz. Üstüste yapılan ölçümlerde ve hafif açı farkıyla bir o fark olabilir. Çok dert etmeyin. Ortası ideal değer olan 5400K sonuçta. Griyi esas alarak çekim yapın derim. Kartı gelen ışık ve kamera arasında tam 45 derece olacak şekilde tutmalısınız. Yani güneşte çekim yapıyorsanız güneşin ışınları karta vurup doğrudan kameraya gitmeli. Spot ışık varsa ışık ile kamera arasındaki açıortayına tam bakacak şekilde tutun. Doğru teknik budur. Olabildiğince doğru ayar yaptıktan sonra hafif değişiklikleri yazılım ile de yapabilirsiniz. Ayrıca kameralar da aynı kartı farklı okuyabiliyor. O nedenle çok zorun etmeyin.

  6. Hocam bir yanlışlığı düzeltmek isterim.Türkiyede color cheker ve tüm x-rite ürünlerinin disbiritoru ve servis sağlayıcısı Odak Kimyadir

  7. Merhaba yazı çok faydalı. Blackmagic kameralarında-özellikle pocket- bu kelvin değerleri biraz ters işiyor sanırım. Çünkü normalde 2000-3000K değerindeki bir ışığın kamerada kırmızıya yakın gözükmesi gerekirken blackmagic pocket’da oldukça soğuk bir ışık verdiğini görüyorum, örneğin şu videodaki gibi. Bunun nedeni ne olabilir sizce? Saçma bir soruysa benim bilgisizliğim, şimdiden kusura bakmayın.

    1. Testin mantığı ters yapılmış. 2000li Kelvin dereceleri lamba açısından kızıla yakın tonlar verirken 6000li dereceler soğuk ve maviye kayan tonlar verir. Siz normal bir ışık kaynağı altında, örneğin 5400K altında kamera ayarını 2000lere getirirseniz kamera ortam ışığını 2000ler civarında düşünür yani sıcak algılar ve soğutup normale çekmek için maviye kaydırır.

      Videodaki 2500K’daki durum bu. O videodaki ortam ışığı 3200 ya da 3400 K gibi bir şey olmalı ki 2500 K değerinde görüntüyü soğuğa kaydırıp mavileştirmiş. Yüksek değerlere çıkınca da ısıtmak için kırmızıya çekmiş. Bence siz bu videoya çok aldırmayın. Doğru bir test gibi gözükmüyor. Verilen bilgiler eksik.

      Kolay gelsin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s